Su tasarrufunda kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımı: “Geleceğe Bir Damla Sakla”

Soyak, 2007 yılında su tasarrufuna yönelik olarak başlattığı, bilinçlendirme çalışmalarını da içeren “Geleceğe Bir Damla Sakla” projesi ile 12.500 İzmir’li aileye ulaştı. İzmir’de belirlenen 15 devlet okulunun su tüketim kanallarının tasarruf sağlayıcı düzenlemelerle yenilenmesini kapsayan çalışmalarda, 20.000 saatlik çaba harcanarak, 1500 adet malzeme değişimi gerçekleştirildi. Projenin sürekliliğini sağlamayı amaçlayan Soyak, yeni 15 okulu kapsayan çalışmalarına bu yıl İstanbul’daki 18 okulda devam edecek.

Soyak Kurumsal İletişim Takım Lideri Fatma Çelenk’le yaptığımız söyleşide, KSS projesi geliştirmeyi ve uygulamayı planlayan kurumlar için önemli ipuçları yer alıyor.

Okumaya devam et ‘Su tasarrufunda kurumsal sosyal sorumluluk yaklaşımı: “Geleceğe Bir Damla Sakla”’

Gönüllü şampiyonu banka HSBC’den: “Çevremize fayda, hayatlarımıza da anlam yaratıyoruz.”

Kurumsal sosyal sorumluluklarını kendi iş stratejisiyle bütünleştirmiş kurumlardan biri olan HSBC Bank, tüm paydaşlarının beklenti ve katılımını göz önünde bulunduran KSS uygulamalarıyla bir başarı öyküsü yaratıyor. HSBC Gönüllüleri Başkanı Levent Dokuyucu, bu konudaki çalışmalarını, örnekleriyle  KSS Rehberi  okuyucuları için anlattı.

HSBC Bank’ın dünyadaki ve Türkiye’deki kurumsal sosyal sorumluluk (KSS) strateji ve politikası hakkında bilgi verir misiniz?
 
HSBC  dünyada ve Türkiye’de içinde yaşadığı çevreye ve topluma faydalı iyi bir banka olmak istiyor. Çok sayıda paydaşı olan bir banka olarak kurumsal sosyal sorumluğu bir süreç olarak görüyoruz.

Biz; içinde yaşadığımız dünyanın ve toplumların sorunlarına duyarlı, dürüst , çalışanlarına iyi davranan, yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz olarak  yerine getirmeye çalışan bir bankayız. Paydaşlarımızın hepsi için önemli stratejilerimiz var ve uygulamaya çalışıyoruz.

HSBC olarak kurumsal sosyal sorumlulukta iki temel stratejimiz var. Birincisi, çevre sorunları ve küresel iklim değişikliği. İkincisi, çocuklar ve eğitim. Özellikle ihtiyacı olan, dezevantajlı çocuklar.

Dünya çapında KSS uygulamalarına yıllık 100 milyon dolarlık bir bütçe ayırıyoruz.

Türkiye’de de Kurumsal Sosyal Sorumluluk çok önem verdiğimiz bir konu. Banka olarak şu anda 1115 gence burs veriyoruz. Farklı sivil toplum örgütleri ile işbirliğinde olduğumuz Microkredi konusunda 2010 yılı sonuna kadar 5 Milyon USD Bütçe ayrıldı, 1.5 yılda bu bedelin 1 Milyon YTL’si kullanıldı.

Okumaya devam et ‘Gönüllü şampiyonu banka HSBC’den: “Çevremize fayda, hayatlarımıza da anlam yaratıyoruz.”’

“Gözünüzü bir dakika kapatarak, görme engelli birini anlayamazsınız!”

Şirketler, engelliler konusunda son yıllarda giderek daha fazla çalışma yürütüyorlar. Az sayıdaki başarılı uygulamanın dışında, bu çalışmaların çoğu engellileri anlamak ve gerçek çözüm üretmekten oldukça uzak. Engellilere yönelik sürdürülebilir KSS uygulamalarının yolu, yalnızca tekerlekli sandalye vb bağışlar yapmakla değil; engellileri tanımak ve özellikle onlara nitelikli eğitim ve iş olanağı yaratmaktan geçiyor.

İl Özel Eğitim Şube Müdürü Sayın Halis Kuralay, şirketlerin, bir toplumsal sorun olarak engellilerin yaşadıkları sıkıntılara, nasıl destek olabileceklerini www.kssrehberi.com’a anlattı.

Halis Bey, öncelikle biraz kendinizden söz eder misiniz?

1968 Çanakkale doğumlu doğuştan görme engelli bir insanım. 1992 Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü mezunuyum. 1993 - 2005 yılları arasında İngilizce öğretmenliği yaptım. 2005’ten bu yana İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde özel eğitim hizmetleri bölümü şube müdürü olarak görev yapmaktayım.

Okumaya devam et ‘“Gözünüzü bir dakika kapatarak, görme engelli birini anlayamazsınız!”’

Çalışanların Sağlık ve Güvenliğini Geliştirmek Kurumsal Sosyal Sorumluluk mudur?

Maltepe Üniversitesi iletişim Fakültesi Öğr. Üyesi Sayın Elif Sungur’a, makalesini www.ksskrehberi.com okurlarıyla paylaştığı için teşekkür ederim.

Ticari kurumlar ekonomik olarak karlı olamazlarsa varlıklarını sürdüremez ve sermaye sahiplerine karşı sorumluluğunu yerine getirememiş sayılırlar. Benzer biçimde kurumlar ilişkide olduğu tüm paydaşlarla sorumluk ilişkisi içindedirler. Farklı platformlardaki bu sorumluklar, çevresel kaynakların korunması, insan haklarının korunması, iş ahlakı ve etik kurallara uyum,  çalışanların hakları olarak çeşitlenir. Artık, işletmeler sadece ekonomik ve teknik kuruluşlar olarak tanımlanamamakta, sosyal olarak da tanımlanmakta, toplumun kendilerinden beklentileri boyutlandıkça topluma karşı üstlerine düşen sosyal sorumlulukları ister istemez yüklenmek veya gözden geçirmek durumunda da kalmaktadırlar. Kurumsal sosyal sorumluluk – KSS - bu yönüyle ele alındığında şirketin tüm stratejisine damgasını vurur, şirket işleyişinin, iş yapma anlayışının özünde yer alır, kalıcı ve devamlıdır dolayısıyla bir proje mantığı taşımaz.

Okumaya devam et ‘Çalışanların Sağlık ve Güvenliğini Geliştirmek Kurumsal Sosyal Sorumluluk mudur?’

“Şirketler, STKların şeffaflığını sorgulamalı!”

TOG Başkanı İbrahim Betil,

Kurumsal Sosyal Sorumluk ve STK ilişkisi

hakkındaki düşüncelerini

www.kssrehberi.com’a anlattı:

 

Şirketler, kurumsal sosyal sorumluluklarını yerine getirirken sivil toplum kuruluşları işbirliklerinin rolü sizce ne olmalıdır?

Giderek yükselen bir kavram olan KSS pek çok şirketin çalışanları tarafından da giderek önemsenen bir kavram haline geldi. Şirketlerin kurumsal sosyal sorumluluğu geliştirebilmeleri için sivil toplum kuruluşları ile işbirliği yapmalarının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü konuyu bir hibe ya da yardım kavramı gibi görmüyorum. Ben kurumsal sosyal sorumluluğu, sivil anlayışın güçlendirilmesi ve toplumsal enerjinin güçlendirilmesi açısından değerlendiriyorum. Şirketler para kazanıyor, kazandıkları paranın bir kısmını yardım amacıyla bir yerlere versinler anlayışının çok uzağındayım.

Okumaya devam et ‘“Şirketler, STKların şeffaflığını sorgulamalı!”’

Kurumsal Sosyal Sorumluluk kimin işi?

Avrupa Komisyonu Kurumsal Sosyal Sorumluluğu (KSS), “Kurum ve kuruluşların toplumun sosyal, çevresel ve ekonomik kaygılarını, kendi istekleriyle faaliyetlerinin ve paydaşlarıyla ilişkilerinin bir parçası haline getirmesidir” diye tanımlıyor.
Bu tanım, son yıllarda kurumun tüm paydaşlarına ve topluma karşı etik ve sorumlu davranması, bu yönde kararlar alması ve uygulaması gerektiği şeklinde geliştirilmiştir. Tanımlardan da anlaşılacağı gibi KSS stratejisi, kurum açısından oldukça geniş bir paydaş grubunu (çalışanlar, müşteriler, tedarikçiler hissedarlar, rakipler, toplum) ve dolayısıyla hedef kitleyi ilgilendirmekte; durum böyle olunca da kurum içerisinde KSS stratejisi ve uygulamalarının hangi departman ve/veya kişiler tarafından yürütüleceği konusu önem kazanmaktadır.

Okumaya devam et ‘Kurumsal Sosyal Sorumluluk kimin işi?’

KSS için yenilikçi bir yaklaşım: Küresel İlkeler Sözleşmesi

Küreselleşme süreci bir yandan iş dünyasına çok önemli fırsatlar sunarken öte yandan;  ülkeler arasındaki gelişmişlik düzeyindeki farkı artırıyor mu yoksa azaltıyor mu diye sıklıkla tartışılıyor.

Yatırım sermayesinin artık bir tek coğrafya ile sınırlı kalmaması; az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde ucuz işgücü kullanımına yol açıyor. Bu durum; insan ve çalışan hakları ihlalini beraberinde getiriyor.

Kurumsal Sosyal Sorumluluğu; şirketlerin tüm paydaşlarına karşı sorumlu olmaları;  faaliyetlerini sürdürürken bu yönde karar almaları ve uygulamaları olarak tanımladığımızda, şirketlerin yalnızca KSS kampanyaları yürüterek paydaşlarına karşı sorumluklarını yerine getirebileceklerini söylersek fazla iyimser davranmış oluruz. Okumaya devam et ‘KSS için yenilikçi bir yaklaşım: Küresel İlkeler Sözleşmesi’

Kurumsal Sosyal Sorumluluk PR aracı değildir

BP İletişim Müdürü Murat LeCompte ile Kurumsal Sosyal Sorumluluk üzerine…
Dünyada ve Türkiye’de Kurumsal Sosyal Sorumluluk yaklaşımını kendi iş stratejisiyle bütünleştirmiş kurumlardan biri olarak, BP’nin KSS stratejisini ve bu stratejiyi ortaya koyduğunuz bir örnek uygulamayı  aktarır mısınız?  
BP olarak global çapta KSS stratejimizi üç ana konuda odaklandırdık. Bunlar Eğitim, Kurumsal Gelişim, ve Enerji Erişimi konuları. İngilizce’de “3 E’s” olarak geçen (Education, Enterprise Development, Access to Energy) bu stratejik alanların her birinde KSS aktiviteleri yapılıyor.
 Bunlar ülkeden ülkeye değişiyor. Örneğin Afrika’nın gelir düzeyi düşük kırsal bölgelerinde insanların enerjiye erişimi olmadığı için bu bölgelerde yaşayanların kullanabilecekleri temiz enerji sağlanıyor (ör: güneş panelleri ile köyde su pompasının çalışması gibi). Okumaya devam et ‘Kurumsal Sosyal Sorumluluk PR aracı değildir’

KSS projemiz hedefine ulaştı mı?

Hayatın bir çok alanında aklına ilk geleni uygulayan ve günün sonunda “ben yaptım oldu” diyen bir toplum olduğumuzdan, çoğu zaman neyi niçin yaptığımızı farkedemez durumdayız. Hedef belirleyemiyor, dolayısıyla yolu tamamlayamıyor ya da hasbel kader bir yere vardıysak da nereye vardığımızı anlayamıyor, ölçemiyoruz.
Konu kurumsal sosyal sorumluluk olduğunda da bakış açımız çok fazla değişmiyor. Oysa günümüzde artık bir iş değeri olarak karşılık bulan KSS uygulamalarının başarıya ulaşmasındaki en temel kriterlerden biri, ölçümlenebilir olması.
Proje uygulamalarında tüm süreçte ölçümlemeyi kullanabiliriz:
• Hangi sosyal konuyu seçmeli / hangi alana yatırım yapmalıyız?
• Paydaşlarımızın öncelikleriyle, kurumun önceliklerinin kesiştiği ortak noktalar neler?
• İşbirliği kurumları kimler olmalı? (Gönüllü elçiler, STK’lar, kamuoyu önderleri)
• Belirlediğimiz sosyal konuyu hangi yöntemle / girişimle ele almalıyız?
• Proje hedeflerine ulaşıldı mı?
• Kurum iş hedeflerine ulaştı mı?
• Toplumsal hedeflere ulaşıldı mı?
• İletişim hedeflerine ulaşıldı mı?

Okumaya devam et ‘KSS projemiz hedefine ulaştı mı?’

Kurumsal Sosyal Performans ve Gelecekteki Çalışanlar İçin Şirket Çekiciliği

Kurumsal Sosyal Sorumluğun, çalışanlarla ilişkisini değerlendiren çok az sayıda çalışma bulunuyor. Bunlardan birinin çevirisini, Koç Üniversitesi’nden sevgili Ceren Sönmez www.kssrehberi.com okurları için yaptı. Teşekkürlerimle…

DANIEL B. TURBAN, DANIEL W. GREENING
University of Missouri (Academy of Management Journal, 40(3), 658-672)

“Birçok akademisyen ve uygulamacı, firmaların kurumsal sosyal performansına giderek daha çok dikkat ediyor. Kurumsal sosyal performans; kurumların çalışanlarına, hissedarlarına ve genel anlamda topluma olan sorumluluklarını öne çıkaran bir kavram olarak karşımıza çıkıyor.

Daha önceki kurumsal sosyal performans ile ilgili çalışmaların, firmaların bu anlamda yaptığı hatalara, firmaların bazı sosyal gruplara olan etkilerine ve firma tarafından yapılanların denetim, toplum baskısı ve kanuni hükümler yoluyla ne kadar kontrol edilebileceğine odaklandığı görülüyor. Son zamanlarda ise dikkatler daha çok sosyal sorumlulukla ilgili adımların rekabet anlamında firmalara ne gibi getirileri olabileceğine çevrilmiş durumda.

Okumaya devam et ‘Kurumsal Sosyal Performans ve Gelecekteki Çalışanlar İçin Şirket Çekiciliği’